Tersine Bakış – Ekip Çalışması

899

Ekip Çalışması

Tersine Bakış – Yazılım Proje Yönetimi ve Yazılım Geliştirme başlıklı yazımızda yazılım projelerindeki ekipler üzerinde biraz konuşmuş ve “Yazılım bir ekip işidir. Ekiplerden biri çökerse tüm sistem çöker” demiştik.

Bireysel anlamda çok kaliteli yazılımcılara sahip olsak da Ekip Çalışması dediğimizde akan suların durduğunu görmekteyiz. Bu sorun sadece yazılım dünyasına ait olmayıp tüm toplumu kapsayan bir yaradır. Ne zaman ekip olmaya çalışsak tekeri dürten gizli bir çomak ile yaşıyor gibiyiz. Ya da oyunda legoları sürekli bozan bir hayalet ile mücadele ediyoruz.

Peki nedir bu ekip? Ekip çalışması nasıl olmalıdır. İş ilanlarında da sıkça gördüğümüz ekip çalışmasına yatkın arkadaş nasıl olmalıdır? Ekip çalışması ile ilgili yüzlerce yazı, makale bulabilirsiniz. O nedenle birçok konuya hiç girmeyeceğim.

Ilk olarak ekip kavramını biraz konuşalım. Ülkemizde ekip deyince ilk akla gelen şirinler ve şirinliklerdir. Bu öyle bir köydür ki kimse kimse ile tartışmaz. Hepsi bir birinden şirin arkadaşlardır. Tek düşünmeleri gereken birbirlerine nasıl şirinlik yapabilecekleridir. Şirin baba yani ekip liderleri ya da müdürler de bunun için vardırlar. Tek amaçları şirinlikleri ve şirinleri korumaktır.

Eğer ekipte birileri bir şeylerin ters gittiğini söylüyorsa ya da ekip arkadaşlarından biriyle sorunları var ise kesinlikle o kişi Gargamel’dir. Tek hedefi vardır; köyü ele geçirmek ve şirinleri yemektir. Bizim köylerde sorun olmaz, olmamalıdır. Herkes şirin mi şirin kardeş mi kardeş yaşayıp gitmelidir. Öyle sorunları söyleyen söylediği sorunlara çözüm arayan arkadaşlar sevilmez. Köyden kovulmalıdır ve kovulur. Gerçekten de ne ekip ne de ekip yöneticileri yerinde eleştiri yapan ve çözüm üretenleri sevmezler. Hatta tehlike olarak bile gördüklerini söylesek abartmış olmayız.

İyi bir ekibin nasıl olması gerektiğine geçmeden size gerçek Gargamel’I ya da Gargamel’leri anlatayım.

  • Her zaman şikayet edecek ya da muhalefet edecek bir konu bulurlar. Ancak şikayet ettikleri konuya asla çözüm ürettikleri görülmemiştir.
  • Ekip arkadaşları ile geçinemezler. Ekipte sürekli bir düşman edinirler. Düşmanlarının maaşlarından yaptıkları projelere kadar herşeyi didik inceler ve eleştirirler.
  • Ekipteki en başarılı kişi olduklarına inanırlar. Bu inançları o kadar kuvvetlidir ki en yüksek maaş ve en hızlı terfiyi onlar almalıdır. Başkası alırsa savaş sebebidir.
  • Daha uzar gider… Ancak ben bu olumsuzlukta fazla boğulmayalım, buradan kaçalım istiyorum.

Biliyorsunuz ki şirinlerde bilgin, tembel, uykucu, çalışkan gibi şirincikler var. Yani en temel seviyede bir iş bölümü var. Yazılım projelerinde de iş bölümü hem proje düzeyinde hem atomik düzeylerde yapılmaktadır. Proje düzeyinde pm, analist, testçi, yazılımcı gibi iş bölümü yapılırken her bir birimde de atomik düzeyde iş bölümleri yapılmaktadır. Örneğin yazılımcılar için uygulamanın parçaları önem veya zorluklarına göre ekip içerisinde dağıtılmaktadır. Ben burada yine bu dağılımın nasıl olacağını konuşmak istemiyorum. Örneğin yazılımcı ekibi örnek alarak bir ekip kendi içerisinde nasıl çalışmalı ya da iletişim kurmalıdır konusuna biraz eğilmek istiyorum.

Adalet

İş dağılımı ekip çalışanları araşında eşit değil adaletli dağıtılmalıdır. Yani herkese kaldırabileceği kadar iş yükü verilmeli ve sorumluluğu az olan yazılımcıya beceriksiz gözüyle bakılmamalıdır. En büyük yanlışların başında bu ikili gelmektedir. İş bölümü ya eşit yapılmakta ya da az sorumluluk alana kötü gözle bakılmaktadır. Nispeten yeni başlamış birine aşırı sorumluluk vermek o kişinin ezilmesine projeninde beklenen sonuçları üretmemesine neden olabilir. Ya da az sorumluluk verdik diye küçük görmek yine o kişinin ezilmesine ve içine kapanmasına neden olabilir. Her iki durumda da bu arkadaşı kaybettiğimizi söylemek yanlış olmaz. O zaman ekip içi iletişimin birinci kuralı adil olmaktır. Adalet varsa ekipte sağa sola yalpalama olmaz.

Eleştiri

Kişisel alana girmeyen ve sadece yapılan işin kalitesini artırmak için ortaya konmuş eleştiriden daha değerli bir katkı yoktur. Örneğin benim yazdığım 40 satır kodun 10 satırda yazılabileceğini birinin bana söylemesi hatta göstermesi bana aşırı bir mutluluk vermektedir. Kendi kendime ulan bak böyle daha güzel oldu demek gerçekten keyiflidir, benim için.

Ancak genelde böyle bir eleştiri kabul görmez ve savaş sebebidir. Burada eleştirilen kişi kendisini nasıl geliştirebileceğini düşünmez. Karşıdakinin kendisinin eksiğini aradağını düşünür ve içten içe savaş davullarını çalmaya başlamıştır. Bunun bir karşılığı olmalıdır kendince… Eleştiri konusunda kültürel olarak büyük eksiklerimiz bulunmaktadır. Ya doz aşımı ile karşıdakine hakaret ediyoruz ya da hiç eleştirmeyip boşveriyoruz.

Teknik açıdan bakıldığında yerinde yapılan bir eleştirinin sağlayacağı katkıyı hiçbir şey sağlayamaz. O nedenle egolarımızı bir kenara bırakarak teknik tartışmalarda yer almalı ve eleştiriye açık olmalıyız.  Takım ya da ekip olmanın en önemli göstergesi birbirini en ve en kaliteli şekilde birbirinin yazdığı kodu tartışmaktan geçer. İçerik olarak yazılan kodtaki eksikleri söyleyen bir eleştiri bu tartışmayı başlatmalı ve daha iyi kod yazma ateşini alevlendirmelidir.

Yaşadığım onca tecrübe ve tüm kalbimle söylüyorum ki bir eleştirinin bana kazandırdıklarını hiçbir şey kazandırmadı. Bu bazen bir ekip içerisindeyken oldu bazen bir iş görüşmesinde oldu. Kimisi yerli yerindeydi kimisi hakaret düzeyinde, evet hakaret düzeyinde. Böyle durumda bile önceliğim hep kendi eksiklerimi araştırmak / kapatmak olmuştur. ( Önce kendi eksiğini kapatacağım ki başkasına hakaret fırsatı vermeyeyim değil mi? )

Bir çok üstad tarafından refactoring’in önemi vurgulanır. Kodlarınızı inceleyin gereken yerleri yeniden düzenleyin denir. Refactoring, kodumuza yaptığımız bir eleştiridir. Bu eleştiri olmadan kodumuzda iyileştirilebilir bir nokta olduğunu göremeyiz. Kodumuzdaki hatayı en iyi bir başkası görebilir. Çünkü çoğu zaman insan kendi yazdığı kodun körüdür. Yani eksik ya da geliştirilebilir yönlerini göremez. Bu nedenle kod review yani inceleme / eleştirisi dikkate alınırak yapılan bir refactoring / yenilemenin kalitesi tartışılmazdır.

Eleştiriye ve Yenilenmeye açık olmamız önce bize sonra ekibe kazandıracaktır. Ekip olmanın ruhu birbirimizin eksiklerini görmek ve kırmadan / dökmeden kapatmaktır.

Yorum yaz

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.