Distributed Ledger Technology & Blockchain Technology

922

Hepimizin malumu olduğu üzere son dönemlerde Crypto Currency para olarak adlandırılan Bitcoin türevli ekonomik metalar oldukça çok konuşuluyor. Bu alanda oluşan ekonomik değer güvenlik, etik, kalıcılık ve daha bir çok başlık altında sorgulanıyor. Acaba yeni yasak elma Bitcoin mi?

Öncelikle bu makalenin işin ekonomik boyutu ile hiç alakası yoktur. Yani elma ile ilgilenmiyorum. Açıkcası kolay kazanılan paranın bir o kadar kolay kaybedileceğine inanıyorum. Bu makalenin yazıldığı gün ve saatlerde dünya aşağıdaki haberleri okumaktaydı. Aşağıdaki başlıklara baktığımızda ekonomik metaların çok kaygan zeminde yer aldığını görüyoruz. Bitcoin düşmüş, amerikan borsası düşmüş bir çok gel git yaşanmış, bir çok yatırımcı kaybetmiş. Ancak dünyanın en zengin %1 ‘lik kısmı parasına katmaya devam etmekte. Böylesine büyük balıkların olduğu denizlerde adaletten söz edilemez.

Dünyanın en zengin yüzde 1’i küresel refahın yarısına sahip

Amerikan Borsaları’nda tarihi düşüş!

‘Süper satış’ fırtınası

Bitcoin’de düşüş hız kesmiyor! O seviyenin altını gördü

Bitcoin için çalkantılı günler geride mi kaldı?

Demem o ki kolay yoldan para kazanmak için yapılan her yatırım belirli periyotlarla paranın asıl sahiplerine döndürülür. Sistem böyle, ister sevin ister sövün…

Yukarıdaki linklerden sonuncusunda aşağıdaki gibi bir paragraf bulunmaktadır. Bu Bitcoin’e şiddetle karşı çıkan dünya devlerinin bile Blockchain teknolojisinin yararlı olabileceğine / olduğuna inançlarının bir göstergesidir.

JP Morgan gibi dev bankalar bitcoin ve kripto paraları eleştirmiş, hiçbir değeri olmadığını vurgulamış ve bitcoini blockchain teknolojisinden ayrı tutarak esas blok zinciri teknolojisinin değeri olduğunu vurgulamışlardı. Ancak dünkü toplantıda Giancarlo farklı bir yaklaşımla kripto paraların kendi blok zincirlerinden ayrı düşünülemeyeceğini ve beraber değer yarattıklarını, bitcoin olmasa blok zinciri teknolojisi de olmayacaktı sözleri ile vurguladı.

Son 8-9 aydır coin dünyasını takip etmeye çalışıyorum. Bu takip parasal anlamda bir takip olmayıp tamamıyle blockchain teknolojisine yöneliktir. Blockchain teknolojisinin bir çok şekilde hayatımıza derinlemesine gireceğine inanıyorum. Aşağıdaki habere kısaca bir göz atmanızı öneririm.

Güvenilen yolcuya pasaport ve vize sorulmayacak

  1. Yolcu mobil cihazına indireceği uygulamayla biyometrik bilgilerin de dahil olduğu dijital bir kimlik oluşturacak.
  2. Bu kimlik blockchain teknolojisi yardımıyla onaylanacak ve talep eden tüm kurum ve kuruluşlarla paylaşılacak…

Bir çok alanda bizi etkilemesi beklenen blockchain’e kısa yoldan zengin olma hayallerimizi bir kenara bırak teknolojik açıdan bir bakalım.

Distributed Ledger Technology (DLT) & Blockchain Technology

Distributed Ledger : Dağıtık Defter (Defteri Kebir)

Bir ağ üzerinden paylaşılan veriler ya da veri tabanı kayıtlarıdır. Bazı DLT çözümleri bireysel işlem ya da bilgilerin kronolojik sıralarına bağlı olarak birbirlerine zincirlenmesinden oluşmaktadır. Örneğin, yaratılan her yeni blok zincirin sonuna eklenmelidir. Örneğin Blockchain, blockchain ismi de bu zincirleme işlemlerden gelmektedir.

Oluşturlan veri zinciri, verinin yaratılış tarihine bağlı olarak kronolojik sıra ile birbirine bağlanmaktadır. Zincir, zincirdeki veri güvenliği ve veri bütünlüğünü sağlayacak kompleks algoritmalar kullanılarak oluşturulmaktadır. (data security and integrity)

İşin özünde veri ya da veri bloklarından; veri güvenliği artırılmış ve veri bütünlüğü sağlanmış zincirler oluşturmaktayız. Bu zincirleri de ağda paylaşarak dağıtık mimaride kurgulanmış veri blokları ya da veri tabanları elde etmekteyiz.

O zaman amaç belli oldu. Amaç: güvenliği artırılmış, bütünlüğü sağlanmış dağıtık mimariye sahip veri tabanları yaratmak.

Bu zincirin her bir halkasını bir defrterin her bir sayfası ile eşleştirdiğimizi düşünelim. Defterden silinen ya da koparılan bir sayfa defterin bütünlüğünü bozacaktır. DLT ile kurgulanan zincirde de durum aynıdır. Kronolojik sıra ile oluşturulan bir zincirin bir şekilde kırılması ya da silinmesi zincirin bütünlüğünü bozacaktır. Bu bütünlüğü korumak için komplek algoritmalara kullanılıyor demiştik. Bu algoritmaların bir tanesi de dağıtık mimari de gizli.

Yaratılan her bir blok bu zincire bağlı ağdaki her kullanıcı tarafından onaylanmalıdır. Eğer her kullanıcı onaylamamışsa yeni blok zincire eklenmez. Ya da silinemez. Yani yapılan her işlem o blok zincirinin ağında bulunan herkes tarafından onaylanmalıdır.

Peki dağıtık mimari nasıl kurgulanıyor?

Defter, zincirdeki kullanıcılar ile yetkileri doğrultusunda paylaşılıyor. Bazı senaryolarda kullanıcıların tamamı defteri görebilirken bazı senaryolarda sadece yetkilendirilmiş kullanıcılar defteri görebiliyor. (Herkesin görebildiği yapıya Bitcoin’i, kısıtlı görüntülemenin olduğu yapıya bankalardaki EFT sistemlerini örnek verebiliriz. Bir sonraki makalede daha derine ineceğiz.)

Defter tanımlamasından veri tabanı tanımlamasına geçelim mi? Defterden kastımız hali hazırda verilerin tutulduğu veri tabanı değil mi? O zaman herkesin defteri görebildiği yapıda aslında ağa bağlı herkes tüm veritabanını görebiliyor demektir. Aslında paylaşılan da budur. Zincirdeki veriler tüm kullanıcılar ile paylaşılmaktadır. Böylece herkes kendi veritabanına sahip olmaktadır diyebiliriz.

Herkes kendi veri tabanına sahipse zincirin herhangi bir noktasında yapılan değişikliğe tüm zincir onay vermeden tüm veritabanları güncellenmeyecektir. Bu durumda zincirin tamamı güncellenmyecek işlem geçersiz kalacaktır. Peki bu neyi sağlayacak?

Güvenilen yolcuya pasaport ve vize sorulmayacak

Makalesini ele alalım. Güvenilir yolcular için bir zincir veritabanı oluşturduk. Bu veritabanı zincirdeki tüm ülkler ve güvenilir yolcular ile paylaşıldı. Burada nasıl bir senaryo işletebiliriz?

  1. Ülkelerden bir tanesi yeni bir güvenilir yolcu tanımladı. Zincirdeki 50 ülke kendi araştırmasını yapacak ve karar verecek demektir. 49 tanesi güvenilir izni verdi 1 tanesi vermedi. Yolcu güvenilir listesine giremeyecektir. Çünkü o 1 tane ülke herhangi bir konudan dolayı yolcuya güvenmiyor.
  2. Yolcu adres değişikliği yaptı. Yani zincirdeki bir bilgiyi güncelledi. İlk olarak kendi ülkesinin onaylanması beklenecek ve sonra diğer ülkler onaylacaktır.

Buradaki olay tüm bilginin bir ağ ile paylaşılması ve yapılacak tüm değişikliklerin yine ağ tarafından karar verilmesi olayıdır. Bu durumda ağdaki 49 ülkenin kaçırdığı bir noktayı yakalayan 50. ülke diğer ülkelerin de güvenliğini sağlamış olacaktır.

Mevcut durumda elimizde kompleks algoritmalarla birbirine bağlanmış veri blokları ve çoklu bir onay sistemi var. O zaman kompleks algoritmalarla birlikte kurgulanan onay sistemi ile veri güvenliğini ve bütünlüğünü üst seviyeye çıkarmış olmaktayız.

Peki bu bize ne sağlıyor?

Normal bir yolcu yurt dışında çıkacağında her seferinde vize almalı zamanı geldiğin pasaportunu yenilemelidir. Bu durumda bu yolcu her defasında çeşitli maaliyetlere katlanacak ve evrak hazırlamak için zaman harcayacaktır. Ancak güvenilir yolcu elinde sadece bir kimlikle ya da telefonundaki bir uygulama ile zincirdeki 50-100 ülkeye sorunsuz gidip gelebilecektir. Bu yolcunun bilgilerindeki tüm değişiklikler tüm zincir ülkelerin tarafından aynı anda görüleceğinde zaman ve para kaybı azalırken güvenlik artacaktır.

Not: Olayın sadece bitcoin olmadığını anlatmak adına mümkün olduğunca parasal işlemlere girmemeye çalıştım. Bir sonraki makalede blockchain çalışma mantığını detaylıca anlatırken örneğin net olması açısından parayı konuşturacağız.

Yorum yaz

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.