Geleceği İnşa Etmek: GITEX AI Türkiye’nin İlk Günü | 9 Eylül 2026

İstanbul olarak bugün, GITEX AI Türkiye ile teknoloji dünyasının ağırlık merkezinde bir kaymaya tanıklık ettik: "hype" (popülerlik) dalgasından "altyapı" katmanına. Etkinliğin ilk gününde "Yapay zeka ne yapabilir?" sorusundan ziyade "Yapay zekayı kiralıyor muyuz, yoksa kendi evimizde mi inşa ediyoruz?" sorusuna yanıt arandı. Üretken yapay zeka (GenAI) artık bir laboratuvar deneyi değil; kâr/zarar tablolarının, fabrika zeminlerinin ve kurumsal organizasyon şemalarının ayrılmaz bir parçası oldu. Fuarın ilk gününde gerçekleşen stratejik oturumlardan süzülen çıkarımlar, Türkiye’nin bu teknolojik kırılmada sadece bir "tüketici" değil, bir "oyun kurucu" olma potansiyelini de masaya yatırıyor. Bu yazıda yapay zeka gerçekliğine dair GITEX AI Türkiye etkinliğinin ilk gününden çıkardığım 6 radikal perspektifi masaya yatıracağız.

0 16

1. Çıkarım: “Tokenomics” — Yapay Zekada Yeni Bir Finansal Dil

Yapay zeka projelerinde başarının önündeki en büyük engel artık algoritma yetersizliği değil, birim ekonomisinin doğru kurgulanamaması. Dell’den Samer Al Jayyusi’nin paylaştığı sarsıcı veri, projelerin neden %95 oranında başarısız olduğunu açıklıyor: Stratejiler iş hedefleriyle (P&L) hizalanmıyor.

Nvidia’dan Basil Fateen, bu finansal çıkmazın panzehiri olarak
“Tokenomics” kavramını öneriyor. Geleneksel SaaS (Software as a Service) dünyasında kullanıcı sayısı arttıkça kâr marjı büyürken, GenAI dünyasında “heavy user” (yoğun kullanıcı) bir kabusa dönüşebilir. Çünkü her bir token (anlamlı veri birimi) ek bir işlem maliyeti demektir. “Tokenomics, üretken yapay zekanın birim ekonomisidir. Başarı, her bir tokendan elde edilen ROI’yi (yatırım getirisi) ölçme ve optimize etme yeteneğinde gizli. En pahalı modeli her işe koşmak yerine, vakaların %90’ında açık kaynaklı modellerle maliyet etkinliği sağlamak kritik.” — Basil Fateen, Nvidia

Oturum: “AI Reality Check” (Basil Fateen, Nvidia & Benjamin Kloss, Plug and Play)

2. Çıkarım: Tüketici Deneyiminin Tamamen Yeniden İcadı

Yandex Search International CEO’su Alexander Popovskiy’nin vizyonu net: Yapay zeka arayüzleri (UI) öldürüyor. Gelecek, arama motoru, tarayıcı ve asistanın tek bir akıllı katmanda eridiği bir dünyada.
Oturum: “The Next Phase of AI” (Alexander Popovskiy, Yandex)

Bu dönüşümün en radikal örneğini Trendyol CEO’su Erdem İnan’dan duyduk. Günde 18 milyon müşterinin girdiği bir platformda, “kişiselleştirme” artık geçmiş veriye bakıp ayakkabı önermek değil; her kullanıcıya özel “18 milyon farklı Trendyol” sunabilmek. Trendyol’un
“Ortak” adını verdiği agent orchestrator (ajan orkestrasyon) sistemi, satıcı deneyimini de kökten değiştiriyor. Bir satıcı, bir ürünün sadece tek bir fotoğrafını çekerek; ürün özelliklerinin çıkarılmasını, açıklama metinlerinin yazılmasını ve hatta reklam videolarının oluşturulmasını tamamen yapay zekaya delege edebiliyor.

 Oturum: “The New Playbook of Global Commerce” (Erdem İnan, Trendyol).

3. Çıkarım: Endüstriyel AI — Pilotlardan P&L Odaklı Üretime

MEXT Genel Müdürü Efe Erdem, üretim sektöründe “izole pilotlar” döneminin kapandığını vurguluyor. Yapay zeka artık bir teknoloji deneyi değil, bir kâr/zarar (P&L) meselesi.
Oturum: “Beyond the AI Factory” (Efe Erdem, MEXT)

İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın “Fiziksel AI” vurgusuyla birleşen bu vizyon, sanayinin artık sadece bir üretim sahası değil, bir ulusal güvenlik alanı haline geldiğini gösteriyor.
Fabrikaların “AI-native” olma sürecindeki 4 yetki seviyesi artık netleşmiş durumda:
  • Gözlem: Süreci izleme ve veri toplama.
  • Öneri: Veriye dayalı tavsiyeler (reçeteler) sunma.
  • Hazırlık: Satın alma siparişi gibi süreçleri insan onayı için hazır hale getirme.
  • Operasyon: Belirlenen güvenli sınırlar içinde otonom kararlar alma.
Oturum: “Can Today’s Version Handle Real AI World?” (Erdal Bahçıvan, İSO).

4. Çıkarım: Egemen (Sovereign) AI — Veri ve Enerji Milliyetçiliği

Huawei Cloud’dan Ray Rui’nin tespiti sarsıcı: “Yapay zeka kiralanamaz.” Bir ülkenin verisinin dışarı çıkması, kontrolün terk edilmesi demektir. Türkiye’nin 2030 yılına kadar hedeflediği 1GW’lık veri merkezi kapasitesi, bu “egemenliğin” fiziksel temelini oluşturuyor.

Rui’nin stratejik öngörüsü, model rekabetinde dengelerin değiştiğini gösteriyor: Artık en zeki modeli üretmek tek başarı kriteri değil. Modeller arasındaki fark hızla kapanıyor ve eski modeller bile kurumsal görevlerde devasa performans sergiliyor. Bu durum, “Evde AI inşa etme” maliyetini düşürerek Türkiye gibi ülkeler için egemenlik bariyerini aşağı çekiyor.
Oturum: “From AI Mission to AI Reality” (Ray Rui, Huawei).

5. Çıkarım: “Multi-Agent Orchestration” — Yeni Kurumsal Hiyerarşi

SAP’den Pavlos Panagiotidis, kurumsal dünyada yapay zekanın sadece bir araç değil, organizasyon şemasının bir parçası olduğunu söylüyor. Ancak burada kritik bir teknik “sır” var: Bilgi Grafı (Knowledge Graph). Yapay zeka, bir şirketin tedarik zincirini veya finansal hiyerarşisini ancak bu bilgi grafları sayesinde anlayabiliyor.

Geleceğin şirketlerinde yapay zeka ajanları (agents) birbirleriyle iş birliği yaparken, yöneticilerin şu “insani” soruları sorması gerekecek:
  • Bir yapay zeka ajanı kime rapor verir?
  • Hangi yetki sınırları içinde hareket edebilir?
  • Hangi ajanlara iş delege edebilir?
  • Performansı nasıl ölçülür?
Oturum: “How Agentic AI is Reshaping Enterprise Applications” (Pavlos Panagiotidis, SAP).

6. Çıkarım: İnsan Onuru ve Dijital Adalet

Teknolojik ilerlemenin ahlaki pusulası, KADEM Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar tarafından hatırlatıldı: “Algoritmalar çoğunlukla erkekler tarafından eğitiliyor.” Bu durum, dijital dünyada önyargıların ve ayrımcılığın otomatikleşmesi riskini taşıyor. Bu soyut kavramı somutlaştıran en etkileyici örneklerden biri ise “Şehir Dansı”(City Dance) projesi oldu. Yapay zekanın toplumsal katılım için nasıl kullanılabileceğini gösteren bu platformda; vatandaşlar sadece bir fotoğraf çekerek şehirdeki sorunları raporlayabiliyor ve sistem otomatik olarak doğru birimi tespit ederek süreci başlatıyor. Bu, yapay zekanın “insan onuru” ve “dijital adalet” temelinde nasıl bir demokrasi aracına dönüşebileceğinin kanıtı.
Oturum: “Unlocking Women’s Power in Türkiye’s Innovation Economy” (Sümeyye Erdoğan Bayraktar, KADEM).

Sonuç: 2040’a Bakış ve Kritik Soru

2040 vizyonunda yapay zeka hayatımızın her hücresine nüfuz etmiş olacak. Ancak bu hız ve verimlilik çağında, yerel markaların ve ulusal ekonomilerin hayatta kalması, yapay zekayı ne kadar “içselleştirdiklerine” bağlı. Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın “akşam yemeği metaforu” bu yolculuğun en anlamlı özeti: Gündüzleri yapay zekanın hızıyla verimlilik rekorları kırsak da, akşamları insanların birbirinin gözünün içine bakarak kurduğu o derin bağ, teknolojik ilerlemenin yegane ölçü birimi kalacaktır.
Oturum: “Günün Sorusu” (Hakan Arıbaş, IT Consultant & PhD Candidate – Computer Engineering).

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.