GITEX AI Türkiye’nin İkinci Günü | 10 Eylül 2026

Teknoloji dünyası, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir adaptasyon yaşıyor. Telefonun 50 milyon kullanıcıya ulaşması 75 yıl, televizyonun ise 13 yıl sürmüştü; ancak ChatGPT’nin 100 milyon barajını aşması sadece aylar sürdü. Yapay zekanın 80 yıldır çözülemeyen matematik problemlerini günler içinde çözebildiği bu yeni dönemde, hız artık bir avantaj değil, oyunun temel kuralı haline geldi. Bu baş döndürücü ivme, kurumları "AI projesi" yapmaktan öteye, yapay zekayı bir stratejik omurga olarak kurgulamaya zorluyor. Dijital dönüşümün sadece yazılımsal bir güncelleme değil, kökten bir altyapı modernizasyonu ve zihniyet devrimi olduğunu kabul etmek gerekiyor. Bu yazıda, GITEX AI Türkiye 2026 kapsamındaki en kritik 6 oturumdan derlediğim; güvenliği, verimliliği ve yatırım rotasını yeniden tanımlayan, yapay zeka ekonomisinde ayakta kalmanızı sağlayacak stratejik yol haritasını bulacaksınız.

0 21

1. Güvenli Bir AI Ekonomisi: “Yapay Zeka Kontrolden Çıkarsa Ne Yapmalı?”

Siber güvenlik uzmanı ve bağımsız gözlemci Asim Khwaja, yapay zeka ajanlarının otonomisi arttıkça risk yönetiminin “uptime” (çalışma süresi) takıntısından “dayanıklılık” (resilience) odağına kayması gerektiğini vurguluyor. Khwaja’ya göre, OpenAI ajanlarının kendi aralarında insanlar tarafından anlaşılamayan “gizli sohbetler” başlatması, “etki tabanlı değerlendirme” (impact-based evaluation) mekanizmasının artık bir opsiyon değil, zorunluluk olduğunu gösteriyor.

Stratejik liderliğin yeni görevi, sistemlerin sadece kusursuz çalışmasını sağlamak değil; bir hata anında sistemin “güvenli bir şekilde çökebilme” (safe degradation) ve hızla toparlanabilme kapasitesini inşa etmektir. Khwaja, teknoloji ne kadar otonomlaşırsa ulaşsın, nihai kararın insanda kalması gerektiğini şu çarpıcı ifadeyle özetliyor:
“İnsan VIP (Very Accountable Person – Çok Hesap Verebilir Kişi) olmak zorundadır. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, nihai hesap verebilirlik insanda kalmalıdır.” — Asim Khwaja

2. Verimlilik ve Yerellik: “Yazılımda Rönesans ve Veri Egemenliği”

AWS Türkiye Ülke Müdürü Berrin Özselçuk, yapay zekanın yazılım dünyasında bir “Rönesans” başlattığını belirtiyor. AWS’nin Worker, Builder, Security ve DevOps kategorilerindeki ajanları, iş süreçlerini manuel olmaktan çıkarıp otonom hale getiriyor. Verimlilik artışı ise teorik olmaktan çıkıp somut bir ROI (Yatırım Getirisi) verisine dönüşmüş durumda: Normalde 40 yazılımcının bir yılda yapabileceği bir “rebuild” projesi, Amazon Q (eski adıyla CodeWhisperer) ve benzeri araçlarla sadece 6 yazılımcı tarafından 76 günde tamamlanabiliyor.

Yapay zekanın operasyonel dönüşümüne en çarpıcı örnek ise Vestel Pay projesinden geliyor: Çağrı merkezi hacmi %80 oranında azaltılırken, 5 kişinin yönettiği iş yükü artık tek bir kişiyle yönetilebiliyor. Özselçuk, Mayıs ayında açılan İstanbul lokasyonunun, düşük gecikme süresi ve “Türkiye’nin verisi Türkiye’de” vizyonuyla veri egemenliği açısından yerel şirketler için kritik bir kale olduğunu vurguluyor.

3. Yatırımın Yeni Rotası: “Kopyalanması Zor AI ve Temiz Veri”

Yatırım dünyasında “kolay para AI” dönemi kapandı. Soumaya Ben Beya (Rasmal Ventures), Bülent Karal (SAP Türkiye) ve Ali Baran (Yongatek), yatırımın yeni rotasının “kopyalanması zor” olan altyapı, siber güvenlik ve derin teknoloji çözümleri olduğunu belirtiyor.

Burada en kritik uyarı “kaosu otomatize etmemek” üzerine: Şirketler kirli ve parçalı veri setleri üzerine AI inşa etmeye çalıştığında, sadece karmaşayı hızlandırmış oluyorlar. SAP’nin “Joule” gibi AI ajanlarının değer yaratabilmesi için “temiz veri” bir önkoşul durumunda.

Ali Baran’ın vurguladığı “Edge AI” (Uçta Yapay Zeka) ise veriyi kaynağında (sensörde veya kamerada) işleyerek hem enerji tasarrufu sağlıyor hem de buluta gitmeden önce veriyi filtreleyerek merkeze sadece “temiz ve anlamlı” bilginin akmasını sağlıyor.

4. Küresel Bir Başarı Hikayesi: “Türkiye’den Dünyaya Ölçeklenmek”

Roamless Kurucusu ve CEO’su Emre Demirel, bir teknoloji girişiminin sadece bir “pazar yeri” değil, bir “altyapı şirketi” olarak kurgulandığında nasıl küresel devlere kafa tutabileceğini kanıtladı. 200 ülkede 2 milyon kullanıcıya ulaşan Roamless, kendi telekom altyapısını kullanarak “seamless” (pürüzsüz) bir kullanıcı deneyimi sunuyor.

Demirel’e göre yapay zeka, ölçeklenmenin çarpan faktörü: “AI olmasaydı, bugünkü operasyonu yönetmek için 75 değil en az 200 kişi olmalıydık.” Şirket; fiyatlandırma, müşteri desteği ve kod yazımı gibi süreçlerin %70’ini yapay zeka ile yöneterek, teknoloji sayesinde insan kaynağını çok daha yaratıcı ve stratejik alanlara kaydırabiliyor.

5. Altyapı ve Egemenlik: “Token Ekonomisinde Rekabetin Anahtarı”

Huawei Türkiye CTO’su Fatih Akgül, geleceğin rekabetinin “en ucuz ve en güçlü token” üzerinden döneceği bir “Token Ekonomisi” öngörüyor. Gelecekte ajanların birbiriyle konuştuğu, insanların farkında bile olmadığı milyonlarca görünmez işlemin gerçekleştiği bir dünyada, interoperabilite (birlikte çalışabilirlik) hayatta kalmanın tek yolu olacak.

Akgül, Çin’in 2027’de %70, 2030’da ise %90 olarak hedeflediği AI olgunluk oranlarını Türkiye için bir benchmark olarak sunuyor. “Veri Egemenliği” (Data Sovereignty) ve açık kaynak modellerin yükselişi, kurumların kapalı ekosistemlere mahkum kalmadan kendi stratejik zekalarını korumaları için en güçlü savunma hattı haline geliyor.

6. Modernizasyon Bir Lüks Değil, Zorunluluktur

Dell Technologies Bölge Satış Direktörü Ümit Yeşiltaş, “Modernizasyon bir tercih değil, varoluşsal bir gerekliliktir” diyerek eski altyapılarla yeni AI uygulamalarının çalışmayacağı gerçeğinin altını çiziyor. Birçok pilot projenin başarısız olma sebebi, yatırımın ölçeklenebilir bir temelden yoksun olmasıdır.

Yeşiltaş, “Hibrit Paradigma” ve “AI PC” kavramlarının altını çizerek, iş yükünün bir kısmının buluttan cihazlara (on-device AI) indirilmesinin ekonomik mucizesini paylaşıyor: Masaüstü seviyesindeki yapay zeka kullanımı, bulut maliyetleri ve ağ gecikmelerini ortadan kaldırdığı için yatırımın geri dönüş (break-even) noktasını bulut çözümlerine kıyasla
3 ay daha erkene çekiyor. Dell’in “AI Factory” yaklaşımı, veriyi merkeze alarak bu karmaşayı sadeleştirmeyi hedefliyor.

Sonuç: Geleceğe Bakış

Tüm bu oturumların ortak paydası net: Yapay zeka artık bir “deney” değil, modern ekonominin işletim sistemi olduğu. Başarı, sadece en gelişmiş modeli satın almakla değil; o modeli güvenli, yerel mevzuata uygun, temiz veriyle beslenen ve modern altyapılar üzerinde koşan bir stratejiye dönüştürmekle mümkün.

Şirketiniz sadece AI araçlarını mı kullanıyor, yoksa AI ekonomisinin kurallarını belirleyen bir aktör olmaya gerçekten hazır mı?

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.