vSphere 7 | Kubernetes & Modern Uygulamalar

Son yirmi yıldır 70 milyondan fazla uygulama Vmware vSphere üzerinde çalışıyor. Yeni uygulamalar vSphere üzerinde iyi çalışıyor olsa da, asıl soru vSphere bu yeni uygulamaları çalıştırmak için en iyi yer mi? VMware'ın vSphere 7 ile başarmaya çalıştığı şey işte tam olarak bu yani vSphere'ı modern uygulamalar için gerçekten en iyi yer yapmak..

0 460

VMworld 2019’da, Vmware Kubernetes’i vSphere ile nasıl entegre edebileceğimize dair bir teknoloji önizlemesi olan Project Pacific’i duyurmuştu. Bu adımla birlikte Vmware, Kubernetes’in en iyisini vSphere’a ve vSphere’ın en iyisini Kubernetes’e entegre etme yolculuğuna başlamış oldu. İşte vSphere 7, bu temel teknoloji çalışmasının sonucu olarak ortaya çıktı. VSphere 7 ile ilgili diğer pek çok duyurunun aksine, Project Pacific’i aslında vSphere’in bir özelliği değil, vSphere’ın kendisi olarak görmek lazım.

Joe Beda, bir konuşmasında Kubernetes’in bir “platform platformu” olduğunu söylemişti. Bu aslında bir dereceye kadar Vmware’in vSphere 7 ile Kubernetes için yapmaya çalıştığı şey. Vmware VSphere’de yeni özellik sunmak için Kubernetes’ten hem altyapı arayüzü hem de genişletme arayüzü olarak yararlanıyor. Yani bildiğimiz vSphere tüm özellikleri ile hala var, ancak vSphere 7 ile ona Kubernetes üzerinden de ulaşmak artık mümkün. Modern uygulamalarını oluşturmak ve çalıştırmak doğal bir Kubernetes arayüzü isteyen uygulama geliştiriciler vSphere 7 ile bunu VMware ortamında yapabilir olacaklar.

Joe is a Principal Engineer at VMware helping to drive Cloud Native technologies (including Kubernetes). He joined via the acquisition of Heptio, a startup he founded with Craig McLuckie.

Vmware, Pasifik Projesi ile vSphere ve VMware Cloud Foundation üzerinde yeni farklılaştırılmış hizmetler sunmak için Kubernetes’ten faydalanıyor ve bu yeni hizmetler grubuna da VMware Cloud Foundation Services diyor:

VMware Cloud Foundation Services

Tanzu Runtime Services

Vmware Tanzu Kubernetes Grid (TKG) ile bulut üzerinde tutarlı bir Kubernetes deneyimi sağlamayı amaçlıyor. TKG sayesinde müşteriler, Kubernetes iş yüklerini çalıştırmayı ihtiyaç duydukları tüm konumlarda (hem vSphere tabanlı hem de vSphere tabanlı olmayan) Kubernetes kümelerini hızlıca kurabiliyor ve kolayca yönetebiliyor. TKG’nin amacı, altyapıya bakılmaksızın sağlıklı bir Kubernetes deneyimi sunmak. Tabii, TKG vSphere üzerinde çalıştırıldığı durumda, Vmware Project Pacific sayesinde daha iyi bir deneyim vaat ediyor.

Örneğin, Kubernetes kümeleri, bir Kubernetes arabirimi aracılığıyla vSphere üzerindeki geliştiriciler tarafından self servis olarak sağlanabilir. Altyapı yöneticileri bu kümeleri ve geliştiricilerin sağlamak istediği her şeyi tam olarak görebilir. Altyapı yöneticileri vSphere politikalarını bu kümelere ve podlara uygulayabilir. Başka bir deyişle, TKG hem geliştiriciler hem de altyapı yöneticileri için yeni bir deneyim sunuyor.

Hybrid Infrastructure Services

Hybrid Infrastructure Services nedir? Ağırlıklı olarak Kubernetes üzerinden erişilebilen temel vSphere veya SDDC yetenekleri bu servisler olarak tanımlanabilir. Kubernetes iş yüklerinin NSX ve vSAN kaynaklarını kullanmasını sağlayan servisler olarak tanımlanabilir (NSX=network&güvenlik, vSAN=disk).

vSphere Pod Service nedir? Her bir Kubernetes podunu kendi dinamik olarak oluşturulmuş sanal makinesi içerisinde çalıştırmak suretiyle, Kubernetes ve sanallaştırmanın en iyi şekilde kombine etmeyi amaçlayan servis olarak tanımlanabilir. Buradaki temel amaç, bir podun basitliği ve yapılandırılabilirliği kullanarak, daha iyi yalıtılmış ve daha güvenilir bir sanal makine elde etmek. Altyapı yöneticileri (sanallaştırma altyapısını yöneten sistem adminler mesela) ellerindeki vSphere araçları ile aynen sanal makinelerde yapabildikleri gibi podları da izleyip yönetebilir.

Virtual Machine Service nedir? Henüz genel kullanıma açık olmayan, geliştirme sürecinde olan bu servis, Kubernetes’in sanal makineleri yönetilmesini sağlıyor. vSphere Pod Service sayesinde vSphere araçları ile Kubernetes yönetilebiliyordu ya, işte bu servis sayesinde de bunun tam tersi, yani Kubernetes’in bir uygulamanın tüm bileşenlerini (VM’ler, podlar,..) yönetmesi sağlanıyor. Tüm uygulamaları ve uygulama bileşenlerini bir konteyner kayıt defterinde saklayıp, Kubernetes tarafından yaratılması ve çalıştırılmasını sağlayan güçlü bir özellik.

vSphere admins and Kubernetes developers get to deal with the same control plane presented in a different form

Application-Focused Management

Teknik açıdan bakıldığında, tüm bu yeni hizmetler ve uygulamalar, bir vSphere yöneticisinin yöneteceği çok daha fazla nesne olacağı anlamına geliyor. Geleneksel yaklaşımda her uygulama yalnızca tek bir sanal makine üzerindeyken, şimdi tek bir mantıksal uygulama birden çok sanal makine, çok sayıda pod ve yukarıda belirtilen hizmetlerden bazılarını içerebilir. Bu nedenle, vSphere’deki Kubernetes desteğine ek olarak, vSphere yöneticilerinin de eskisinde nazaran çok daha büyük bir ölçekteki bu yeni yapıları yönetmelerini sağlamak gerekiyor, vSphere yöneticilerine bu “uygulama odaklı yönetim” yetkinliğini kazandırmak çok önemli.

Bunu kolaylaştırmak için Kubernetes ad alanları #namespaces kullanılarak, mantıksal bir uygulamanın parçası olan sanal makineler, podlar ve servisler gruplandırılır . vSphere yöneticisi daha sonra doğrudan bu ad alanını yönetebilir ve bir ad alanını yönetebilmesi sayesinde de içerisindeki tüm bileşenleri dolaylı olarak yönetebilir.

Örnek bir uygulama “same day shipping app” ekran görüntüsü

Bu yaklaşım sayesinde hem ölçekten bağımsız bir yönetim hem de geliştiriciler ve BT altyapı yöneticilerinin birlikte çalışması için çok daha iyi bir yol sağlanmış olur – çok daha iyi bir DevOps!

DevOps Cycle

Sonuç

Entegre Kubernetes ve uygulama odaklı yönetim yetenekleri sayesinde geleneksel BT altyapı yöneticileri de yeni dünya düzenine uygun yetkinlikler kazanarak, hem kritik öneme sahip mevcut uygulamaları çalışır durumda tutma hem de modern uygulamaların yönetiminde deneyim ve yetkinliklerini kullanma imkanına sahip olacaklar. Bu sayede aynı zamanda geliştiriciler üzerindeki Kubernetes ve Kubernetes tabanlı araç kullanmanın karmaşık yükünü de önemli ölçüde BT altyapı yöneticileri almış olacak.

Bulut ve Veri Merkezi servislerinden sorumlu olarak çalıştığım Intertech, Project Pasific’in beta programına kabul edilen ilk birkaç firmadan birisi, beta program başvurusunu şahsen yaptığımı da not düşeyim buraya 😉 Bilişim sektörünü bu şekilde derinden değiştirme potansiyeline sahip teknolojileri yakından takip etmek, içinde yer almak gerçekten çok heyecan verici bir deneyim!

 

Kaynaklar:

  1. https://thenewstack.io/5-things-to-know-about-vmwares-project-pacific/
  2. https://blogs.vmware.com/vsphere/2020/04/vsphere-7-new-generation-vsphere.html
  3. https://www.youtube.com/watch?v=XKgrJXN6Q0U
  4. https://blocksandfiles.com/2020/03/10/vmware-vsphere-7-kubernetes/

Yorum yaz

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.