Nesnelerin İnterneti: Fiziksel ve Dijital Dünyayı Birleştiren Köprü

Veri temelli ekonomiyi besleyen ve fiziksel-dijital dünyayı birbirine bağlayan nesnelerin interneti #IoT için önümüzdeki 5 yıl içerisinde şirketler ve hükümetler giderek artan bir şekilde yatırım yapmaya devam edecekler.

320

Araştırma şirketlerinin öngörülerine göre 2023 yılına kadar dünya çapında 40 milyardan fazla nesnelerin interneti #IoT cihazı kuracak. IoT denince akla ilk gelenler akıllı hoparlörler ve kendi kendine giden akıllı araçlar oluyor ama önümüzdeki 5 yılda IoT için en büyük harcama ne şirketler ne de tüketiciler tarafından yapılacak, asıl büyük oyuncular hükümetler olacak.

Tüketicilerde IoT

Sadece ABD’de akıllı ev cihazlarının sayısının 2023 yılına kadar 1 milyarı geçeceği tahmin ediliyor. Tüketicilerin hane başına yaklaşık 725 dolar harcama yapacağı öngörülüyor.

Şirketlerde IoT

IoT’nin en olgun segmentini oluşturan şirketler önümüzdeki yıllarda da yatırımlarına devam edecek. Endüstriyel robotik sistem kurulumlarının dünya çapında 6 milyona yaklaşacağı tahmin ediliyor.

Hükümetlerde IoT

Hükümetler IoT’ye çok büyük yatırımlar yapacak, pekii bir devlerin IoT ile nasıl bir işi olabilir? Aslında zaten bunun cevabını biliyoruz: Akıllı şehirler. Gerçek zamanlı trafik, akıllı sokak lambaları, anlık trafik bilgisi gibi hizmetlerin yanı sıra suçların da görünür kılınması ve takibi için kameralar ve yüz tanıma sistemleri gibi gereksinimler için hükümetler IoT’den destek alacaklar. Bu alana yapılan yıllık yatırımın 2023 yılına kadar yaklaşık 900 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Türkiye’de Kamu Hizmetlerinde IoT

Aslında Türkiye olarak dünyanın en büyük IoT yatırımlarından birisini yapmış durumdayız: İstanbul Havalimanı. Katıldığım bir konferansta İGA genel müdürü Ersin İnankul yeni havalimanımızda teknolojiyi nasıl kullandıklarını heycanlı bir şekilde anlatmıştı

Havalimanının bir saat gibi kusursuz işleyebilmesi için IoT’den bolca yararlandıklarını söyleyip, kendileri için çok önemli olduğunun altını çizmişti Ersin bey.

İstanbul’da 80 kavşakta faaliyette olan Adaptif Trafik Yönetim Sistemi (ATAK) sayesinde trafik yoğunluğunda ve yakıt kullanımında azalma sağlanması hedefleniyor. İBB’nin iştirak şirketi olan İstanbul Bilişim ve Akıllı Kent Teknolojileri (İSBAK) tarafından geliştirilen sistem 1.5 yıldan uzun bir süredir deneniyor.

Trafik ışıklarının 100 metre gerisinde, her bir şeridin ortasına yerleştirilen dedektörler, geçen araç sayısına ve yoğunluğa ilişkin veriler topluyor, bu veriler anlık olarak İBB’nin Ulaşım Denetim Merkezi’ne aktarılıyor. Trafik ışıklarının kırmızı ve yeşil olarak kaldığı süreler, bu verilere göre otomatik olarak belirleniyor ve sabit ışık süresi uygulamasından vazgeçiliyor. Böylece trafik sıkışıklığına sebep olan gereksiz beklemeler ortadan kaldırılıyor.

ATAK hakkında daha detaylı bilgi için: http://tkm.ibb.gov.tr/kurumsal/haberler-ve-duyurular/ibbden-istanbul-trafigine-atak-modeli

 

Yorum yaz

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.